KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

AHMET RASİH İZZET KOYUNOĞLU

Hasan Yaşar

Konya'nın yetiştirdiği değerlerden birisi olan ve geride bıraktığı eserler ve kurduğu müze ile adı ebedileşen şahsiyetlerden olan Ahmet Rasih İzzet Koyunoğlu, 1316/1900 tarihinde Konya' nın Topraklık semtinde Kerimdede Çeşme mahallesinde dünyaya geldi. Baba ve anne tarafından köklü bir aileye mensup olan Koyunoğlu, sağlığında ünlü Selçuklu veziri Sahip Ata Fahrettin Ali' nin torunlarından olduğunu söylerdi. Önceleri "Ganemoğulları" adıyla anılan aile sonradan, Koyunoğlu olarak anılmıştır.
Dedesi Koyunoğlu Mustafa Efendi de, Fatih medresesinde okuyup icazet almış, İzmir kadılığında bulunmuş, açık fikirli, değerli bir zattır. Çayırbağı suyunun Konya'ya getirilmesinde ve Alâeddin su deposunun inşasında büyük hizmetleri olmuştur. O zamanlar suyun getirilmesi için kurulan komisyonun da başkanlığını yapmıştır.
Koyunoğlu, tahsiline mahallelerinde sibyan mektebinde başladı. Rüştiye tahsilini tamamladıktan sonra, İstanbul'da Halkalı Ziraat mektebini bitirdi. Özel hocalardan ders aldı, Almanca öğrendi.İstiklâl Savaşı'nın başlaması üzerine askere alındı. Yedek Subay olarak Sakarya ve Dumlupınar savaşlarına katıldı. Terhisini müteakip İstiklâl madalyası ile taltif edildi. Memuriyet hayatına devlet demir yolları İdaresinde başladı. Müessese adına Almanya'ya tahsile gönderildi. Üç yıl Almanya'da kaldı. İncelemelerde bulundu. DDY.' nın çeşitli kademelerinde çalıştı. Başmüfettişliğe kadar yükseldi. 1956 yılında emekliye ayrıldı.
Emekliye ayrıldığı tarihe kadar pek çok alanda eski eser topladı. Tarihî baba evini müze hâline getirerek, yerli ve yabancı ziyaretçilere açtı. Bir ömür boyu biriktirdiği eski ve pek çok müzede bulunmayan, paha biçilmez eşyalara yabancıların teklif ettikleri yüksek meblağları hep reddetti. Vefatından bir yıl önce dünyanın ünlü müze ve Kütüphaneleri arasında yer alan eserini 4-Temmuz-1973 tarihinde Konya Belediyesine ,evine bitişik mahalde bir müze yapılması şartıyla "Varlığını vatanına ve milletine veren kişi insanların en mutlusudur" diyerek hibe etmiştir.
Bugün yerli ve yabancı bütün ziyaretçilerin hayranlıkla gezdiği Koyunoğlu Müzesi, onun milletine bir bağışı olarak, kıyamete kadar adının anılmasına vesile olacaktır. Onun Konya, hatta Türk tarihine ve kültürüne yaptığı hizmet her türlü takdirin üz rindedir. O sahip olmamış olsa idi, bugün bu binlerce paha biçilmez nadide eser, bakalım hangi yad ellerde olacaktı.

Hibe merasiminin yapıldığı gün gazetecilerin, şu anda neler hissettiğini sormaları üzerine, şunları söylemişti: "Şöhretin bir afet olduğunu idrak edenlerdenim. Yani demek istiyorum ki şahsen övünmek, meşhur olmak gibi afetten, Cenab-ı Hak bendenizi muhafaza buyursun. Kemal-i Sıdk'u ihlas ile tesisinse çalışmış olduğum bu müesseseyi, helal para ve imkanlarımla, yani alın terimle; bütün ülkeyi dolaşarak, bu eseri vücuda getirdim. Ve yine Kemal-i Sıdk'u ihlas ile mübarek vatanıma ve kahraman milletime hibe ettim. Bir fani kul, bundan başka nasıl saadete kavuşabilir? Tanrım beni şu mesut neticeye mahzar etmiş olduğu şükran ve minnetlerle kaydederim"
Modern müze binasının inşasına 1977 yılı Temmuz'unda başlanıp, 1984 şubat ayında da ziyarete açılmıştır.
Koyunoğlu'nun bir ömür boyu biriktirdiği, ölümünden önce de Konyalılara hediye ettiği, Dünya'nın sayılı özel koleksiyonlarından olan eserlerinin tamamını anlatabilmek bir makaleye sığmayacak kadar geniştir. Koyunoğlu Koleksiyonunu belki eski kuşak Konyalılar bilmektedir, ama yeni nesil -birazda günümüzde kültüre duyulan ilginin azalması neticesinde yeterince tanımamaktadır.
Koyunoğlu koleksiyonu arkeolojik ve etnoğrafik eserler, hatlar, sikkeler, kütüphane ve arşivden oluşur. Bahçede ise Koyunoğlu koleksiyonun ilk müze binası yani kendi evi bulunmaktadır.
Arkeolojik eserler arasında sırasıyla en eski tarihlerden başlayarak günümüze kadar Anadolu'da yaşamış olan uygarlıkların maddi kültür varlıklarından örnekler bulunmaktadır. Yontma taş çağı ile başlayan bu devir eserleri Bizans dönemine ait eserlerle son bulur.
Sikke koleksiyonunda sırasıyla Grek şehir paraları, Roma, Bizans, Artukoğulları, Selçuklu, Osmanlı, Cumhuriyet devri madeni paraları bulunmaktadır. Osmanlı devletinin kullandığı, kaime adı da verilen kağıt paralar ise koleksiyona ayrı bir önem kazandırmaktadır.
Etnoğrafik eserler arasında ise çok geniş bir alanda İslâm kültürüne ait çeşitli maddi kültür varlıkları vardır. Çoraptan halıya kadar ne ararsanız bulabileceğiniz koleksiyonun bu parçasında el emeği göz nuru oyalar, Konya bölgesine ait el örmesi çoraplar ve tarihin derinliklerinden seslenen gramafon ve plaklar, buhurdanlıklar, abdest almada kullanılan küp sebiller, çeşitli çini ve seramikler vardır. Seramikler arasında, Selçuklu dönemine ait, üzerine sıkma tekniği ile yapılmış minekari işlemeli, nefis Selçuklu sülüsüyle "Zenginliğin ve kanaatin başı takvadır" yazılı tas, koleksiyonun zenginliğini göz önüne serer. Ayrıca Kubat-abad Selçuklu Sarayı'ndan gelme Selçuklu Sultanı’nı avlanırken gösteren duvar çinisi hemen dikkati çeker. Yine el emeği göz nuru, büyük bir sabırla işlenmiş günümüzün havluları sayılabilecek peşkirleri ve onları kullanan insanların günlük yaşamda bile estetik ve sanatla iç içe olduklarını düşünmek günümüzle kıyaslanırsa insana hüzün vermektedir. Yüzyıllar boyunca ev ve el eşyası kullanılmış keseler, gergef işleri, yatak, yorgan, oda takımları gibi tarihi objeler Konya'mızın ev yaşantısını en güzel bir şekliyle sergiler. Ayrıca mangallar, bakır, tunç ve altın tombak kaplar, sedef işlemeli masalar ve mücevherat kutuları, İslâm kahve kültürüne ait objeler, Konya işi bastonlar, ney, kudüm, bender, ud gibi musikî aletleri insanı uzun zaman tünelinden geçmişe taşırlar. Ayrıca ateşsiz silahların çeşitliliği ve zaman içerisindeki gelişimi seyredene heyecanlı anlar yaşatır. Hz. Ali'ye atfedilen çift ağızlı kılıç ise oldum olası koleksiyonu inceleyenlerin oldukça ilgisini çekmektedir. Halı, cicim, sumak gibi sergi eşyaları da özellikle yabancıların dikkatini celp eden eserlerdendir. Ayrıca tespihler, Konya kaşıkları ve saatler, çeşitlilikleriyle görenleri hayrete düşürür.
Çeşitli dönemlere, ekollere ve türlere ait birbirinden güzel hüsn-i hat örnekleri Koyunoğlu hat koleksiyonunun en önemli parçasıdır. İsmail Zühdü, Rakım, Hafız Osman, İmad, Aziz, Mustafa İzzet, Şefik, Sami, Yesari, Yesari-zade gibi daha birçok ünlü hattatın şaheserleri bu koleksiyonda bulunmaktadır. Abdullah Münib Efendi'nin bir bakıma hat diploması denebilecek icazetnamelere gerek hat sanatı, gerekse tezhip sanatı bakımından çok güzel örneklerdir. Ayrıca Şefik Efendi'nin hicri 1271 tarihli "Allah'u teala güzeldir, güzelliği sever" sülüs hatlı levhası ve Yesari-zade'nin hicri 1260 tarihli "Vücuttaki hastalığı dört şey giderir, Nebi, Ali, Hasan, Hüseyin sevgisi" talik hatlı lafzı görülmeye değer, göz ve gönül ziyafeti çeken eserlerdir. Ayrıca El-Hac Osman Rıfki'nin 1223 tarihli "Ya Hazreti Pir Ya Seyyid Aziz Mahmud Hüdai" manalı hattı İslâm kat'ı sanatı eserlerinden güzel bir numune olarak koleksiyona ayrı bir değer katmaktadır.
Müze bahçesinin batı ucunda yer alan "KONYA EVİ" A. R. İzzet Koyunoğlu'nun doğup büyüdüğü ve vefat ettiği evdir. Aynı zamanda ilk müze binasıdır. Bu ev tipik bir "KONYA EVİ" örneği olarak Koyunoğlu'nun ölümünden sonra koruma altına alınmış ve aslına uygun olarak restore edildikten sonra yerli ve yabancı ziyaretçilerin ve bilim adamlarının dikkatine sunulmuştur. Bugün bu ev aslına uygun bir şekilde döşenmiş olup, ziyaretçilerin intibalarına göre benzerleri arasında en ilgi çekenidir.Ev, klasik Türk evi mimarisine göre yapılmış olup iç sofalı bir plan göstermektedir. Alt katlardan birine Koyunoğlu'nun şahsi eşyalarından fotoğraflarıyla, kendi hayatından bazı kesitler sunmaktadır. Üst katlarda ise Koyunoğlu'nun kendi şahsi ve topladığı eşyalar sergilenmekte olup eski bir Konya Evinde yaşam nasıldı? Eşyalar nasıldı? Nasıl döşenirdi? Bu gibi akla gelen sorular cevabını bulmaktadır.
A.R. İzzet Koyunoğlu'nun büyük emek, gayret ve fedakarlıkla kurduğu kütüphanesi yazma ve basma olmak üzere yaklaşık 27.000 ciltlik eserden oluşmaktadır. Kütüphanede şiir mecmuaları, musiki mecmuaları, divanlar, meşk mecmuaları gibi nadir yazmaların yanı sıra kağıt, hat, minyatür, tezhib ve cilt sanatı örnekleri gibi araştırmacılara son derece önemli çeşitlilik sunar. Koleksiyonun en önemli bölümünü el yazma eserler oluşturmaktadır. Yaklaşık 5 bin adettir. Bunlardan bir kaçını sayacak olursak; İmam Gazali'nin İhya-u Ulumiddin adlı kitabın 583 hicri tarihli nüshası, III. Selim'in Konya imarethanesi vakfiyesi, 250'nin üzerinde yazma divan ve özellikle Yunus Emre Divanı, 1317 tarihli Sultan Abdülhamit'e takdim edilmiş Osmanlı tarihi, koleksiyonda bulunan önemli belgelerden sadece bir kaçıdır. Bunlar arasında Sultan Alâaddin'in Osman Gaziye göndermiş olduğu beratı da sayabiliriz. Ayrıca şiir ve cönk mecmuaları, özellikle Mihrimah Sultan'a verilen şiir mecmuası, Dünya'da tek nüsha olan Ebu Ömer Yusuf bin Abdullah'ın "Kitabun fi ecvibeti'l-müstev'ibe" adlı Hadis-i Şerif Kitabı, Kanuni Sultan Süleyman ve II. Sultan Selim dönemlerinde Şeyhü’l-İslâmlık yapmış Ebu's-Suud Efendi'nin kendi imzalarını taşıyan el yazmaları vardır. Ayrıca Tefsir, Hadis, Fıkıh, Arapça kavaid kitapları ve daha niceleri yazma eserler koleksiyondaki ünik değerdeki eserlerden bazılarıdır.
Matbu Arapça, Osmanlıca eserler arasında taş baskı olan ve bazı yazmalardan bile değerli kitaplar vardır. Bunlar; Osmanlı Tarihi (Tarih-i Cevdet, Naima vs), hukuk, siyaset, tasavvuf ve Osmanlının son dönemini yansıtan eserlerden oluşmaktadır. 5000'in üzerinde matbu Osmanlıca eser bulunmaktadır.
Ayrıca İzzet Koyunoğlu'nun arşiv malzemesi olarak gazete, dergi, fotoğraf, plak, kartpostalları bir dönem Konya tarihini aydınlatacak kadar çok ve çeşitlidir. Bilhassa koleksiyonda eski fotoğraf arşivinin bulunması Konya kültürü için bulunmaz bir hazinedir. Koyunoğlu'nun şahsi fotoğraflarında bazı yerel ve yabancı ünlüler ve devlet adamlarıyla görüntülenmesi o zamanlar Koyunoğlu'nun şahsına gösterilen ilgiyi en güzel bir şekilde gözler önüne sermektedir. Koyunoğlu'nun gazete arşivi yerel ve ulusal basın olmak üzere 1920 yıllardan başlayarak günümüze kadar bazen kesintili bazen de sıra halinde gelmiştir. Gazeteler arasında araştırıcılar için bulunması zor olan Babalık, Şehir Postası gibi gazeteleri sayabiliriz. Dergiler arasında ise Konya Halkevi, Belleten, Büyük Doğu mecmualarının ekseriyeti bu koleksiyonda bulunmaktadır.
Muhakkak ki Koyunoğlu Müze ve Kütüphanesi içeriği ile gelecek gün ve nesillerimizin de teminatıdır. Bu cümleden olarak Koyunoğlunun isimine yakışır bir şekilde müze ve kütüphanesi çalışıyor. Gerek şahsı gerek eserleri hakkında yapılan yayınlar ,gerekse koyunoğlumuzesi.gov.tr adresinde internet ortamında tüm dünya koyunoğlunu gezmekte ve okumaktadır. Ruhu şad olsun.
Ahmet Rasıh İzzet Koyunoğlu’nun babası İzzet Bey, annesi ise Naciye hanımdır. 23 Eylül 1974 tarihinde tutulduğu hastalıktan kurtulamayarak vefat etti. Kapı Camii' inde kılınan cenaze namazından sonra,Üçler kabristanında toprağa verildi.Kabri üçler mezarlığında ziyaretçilerini beklemektedir. Cenab-ı Allah’tan rahmet dileriz.