KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

“Konya mezarlıkları ve mezar taşları” kitabı üzerine
Hasan YAŞAR

Meram Belediyesi Kültür Yayınları arasında okuyucusuna sunulan bu eser ; takdim yazısında belirtildiği gibi sahasında büyük bir boşluğu dolduracak niteliktedir.

Kitabın önsözüne imza atan Prof Dr. Haşim Karpuz , şu cümleyle başlıyor yazısına. “Ölüm, hayat kadar gerçek ve şahdamarımız kadar bize yakın" . Bu cümleye katılmamak mümkün değil. Bunun bir ileri safhası “ölüm gerçek her şey yalan” değil midir. Kültür ve edebiyatımızda en çok işlenen temalardan birisidir ölüm. Erdem Beyazıt şu şekilde ifade ediyor ölüm olgusunu; “Ölüm ölüm ne yakın ne uzak bize ölüm. Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm”. Başka bir şair de “ölüm ne güzel şey , hiç güzel olmasaydı ölür müydü peygamber” demiştir. Hazreti Ömer Peygamber (s.a.v.) den nasihat isteyince ; "Ya Ömer va'z olarak sana ölüm yeter" buyurmuşlardır.

Türk toplunun temel dinamiklerinden birisi olan Tasavvufta da Tezekkür-i mevt -ölümü hatırlama- çok önemli ve vazgeçilmez bir konudur. Tabii ki ölümün en çok hatırlandığı yerlerde mezarlıklardır. Bunun için de mezarların ziyaret edilmesi , nefsin arındırılması hususunda şiddetle tavsiye edilmiştir. Ölüm ve Mezar konusunu kendine has uslübuyla Sultanı’ş-şuara Necip Fazıl Kısakürek’ “Karacaahmet” şiiriyle en güzel şekilde şöyle ifade etmektedir.

 

Deryada sonsuzluğu zikretmeye ne zahmet!
Al sana, derya gibi sonsuz Karacaahmet!
Göbeğinde yalancı şehrin, sahici belde;
Ona sor, gidenlerden kalan şey neymiş elde?
Mezar, mezar, zıtların kenetlendiği nokta;
Mezar, mezar, varlığa yol veren geçit, yokta...

. .
Zaman deli gömleği, onu yırtan da ölüm;
Ölümde yekpare an, ne kesiklik, ne bölüm...
Hep olmadan hiç olmaz, hiçin ötesinde hep;
Bu mu dersin, taşlarda donmuş sükuta sebep?
Kavuklu, başörtülü, fesli, başaçık taşlar;
Taşlara yaslanmış da küflü kemikten başlar,

Kitabın giriş bölümünde yer alan ve mezarlıklar konusunda belki söylenecek en güzel söz Hazreti Ömer'e ait olan ; "kendinize mezar hazırlamayın kendinizi mezara hazırlayın" sözüdür.

 

“El-hattu bâkî ve'l-öِmrü fânî, el-abdü âsî ve'r-Rabb âfî.”

Evet, hiç şüphe yok ki yazı kalıcıdır, ömür ise geçicidir; fakat beşer olmaktan kaynaklanan bir zaafla kul ekseriyetle isyânkârdır; bu isyânkârı yaratan ve besleyip büyüten (Rabb) ise, her şeye rağmen affedicidir... Bu gerçeğin asırlar ِötesinden asırlar ilerisine fısıldanması, ancak taş üzerine kazılması ile mümkün olabilmiştir; böِyle bir hâdise ve bِöyle bir an’ane, kim bilir belki de sâdece bizim kültürümüzün ve îmânımızın başarısıdır. Dolayısıyla göِren göِnül ve düşünen dimâğ için, bu ne müthiş bir derstir.

“Rûh-ı mevtâyı göِricek, gel elin aç,

Bir gün olasın sen de du'âya muhtâç.”

Bu duyguların gündeme de kalmasına ve yeni çalışmalara vesile olacak kitap ; Şerife Danışık ve Hacer Kaya isimli iki çalışkan gencin yapmış olduğu lisans tezidir. Bu çalışmanın lisans seviyesinde bir çalışma olması hasebiyle mükemmel bir çalışma olması beklenemez. Belki böyle bir çalışmanın yapılması hem öğrenciler hem de danışman Hoca için takdir ve tebrik edilecek bir husustur ve fakat bu lisans tezinin basılması konusunda bazı çekincelerin olması söz konusudur. Bu çekinceleri ifade etmeden önce giriş cümlesinde de ifade ettiğimiz gibi bu sahada yapılmış geniş kapsamlı çalışmalardan birisidir. Özellikle mezarlıklar listesinin verilmesi ve mezarlıkların tarihçeleri hakkında açıklamaların yer alması çok faydalı olmuştur. Konya’da mevcut bulunan 60 mezarlığın 42 sini ve bu mezarlıklardan da 168 tanesi kitaba alındığı ifade edilmektedir.Mezarlıklar ve mezar taşları hakkında teknik bilgilerin verilmesi de lisans seviyesinin üzerinde bir çalışma olduğuz izlenimini vermektedir. Şüphesiz yapılan çalışma Konya tarihi konusunda çalışma yapanlara çok ciddi bir kaynak ve Konya kitabeleri çalışmasına bir başlangıç olmuştur. İbrahim Hakkı Konyalı'nın "Abideleri ve kitabeleri ile Konya Tarihi " kitabında Konya da bulunan camii medrese ve türbelerin uzunca anlatımları mevcuttur.Fakat Konya Mezar Taşları kitabeleri ve Çeşme kitabeleri bu eserde fazla yer almamıştır .Trabzon Belediyesinin beş cilt halinde hazırlamış olduğu “Türk- İslam Eserleri Ve Kitabeleri” adlı eserde ki gibi Konya mezar taşlarının ve çeşmelerin kitabeleri ağırlıklı olmak üzere Konya da bulunan tüm kitabelerin epigrafik açıdan okunması ve incelenmesi ve kitap haline getirilmesi gerekir . Bu kitap belki böyle bir çalışmaya mesnet teşkil edecektir.

Kitapta Göze takılanlar ;

1- Mezar taşlarının çeşitliliğinin az olması ve benzer taşlara yer verilmesi ; Sırçalı Medrese ve Mevlana müzesindeki taşlardan da seçmeler yapılarak çeşitlendirilebilirdi. Söz konusu yerlerde Mezar taşları Araştırmacı yazar Mehmet Eminoğlu tarafından okunmuş ve daktilo edilerek Mevlana Müzesi Müdürlüğüne teslim edilmiştir.

2- Okuma ve yazım yanlışları ; Maalesef çok fazla okuma ve yazım yanlışları vardır . Birkaç tanesini örnek olarak ele aldık.

a-Fotoğraf 5g; “Hasretâ fâni cihanda tûlü ömür sürmedim, taktir bu imiş taze liğe doymadım” koyu renkli olarak yazılan yerler okunamamış.

b- Fotoğraf 8a; “Kadı zâde efendinin yekneyd-” okunmuş “yeğenidir” olacak

c- Fotoğraf 9a; “-Sumağın Mehmed Ağa haremi Aişe hanım -” koyu renkli olarak yazılan yerler okunamamış.

d- Fotoğraf 10b; "en negale mindaru'l-gurur" yazılmış, "intekale min dari'l-ğurur" yazılması gerekir .

e- Fotoğraf 22a; “insanlar sarhoş imiş , ümitler hep boş imiş , soyundum ruhum kaldı , ahiret çok hoş imiş” “İnsanlar”, “afaklar” şeklinde okunmuş. “soyundum”, “sarir” şeklinde okunmuş.

3- Dipnot olarak verilen bazı fotoğrafların bulunmayışı ;fotoğraf 10h,10ı,10i, 10j,10m, 10l, 10k, 18i, 18j, 22i vs.

4- İndex yapılmayışı; Tarih, İsim ve yer indexi yapılması kitabın kullanışını kolaylaştırmış olacaktı.

5- Baskı yanlışlıkları ; Gereksiz olarak çok kaliteli kağıt kullanılmış , sayfanın fazla olması nedeniyle cilt çok kolay şekilde dağılmaktadır.

6- Sadece Kitabelerin okunuşlarına yer verilmesi; Edebiyat ve sanat açısından bir değerlendirmeye gidilmemiştir.

 

Sonuç olarak ; böyle bir çalışmanın yapılması ve yayınlanması Konya için çok hayırlı bir hizmet olmuştur. İnşallah bu konuda yeni ve daha güzel çalışmalara vesile olacaktır.Yerel yönetimlerin fiziki belediyecilikte komisyonları heyetleri encümenleri olduğu gibi ; kültürel konularda da istişare heyetlerinin ve araştırma merkezlerinin olması gerektiğini bu gibi çalışmalar hatırlatıcı olmaktadır.

[1] Mezar taşı kitabesi