KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
746. Vuslat Yıldönümü Anma Etkinlikleri Şeb-i Arus ile Sona Erdi

746. Vuslat Yıldönümü Anma Etkinlikleri Şeb-i Arus ile Sona Erdi

18.12.2019 13:13
Bu yıl “Vefa Vakti” temasıyla gerçekleştirilen Hazreti Mevlana’nın 746. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri, “Şeb-i Arus” programı TBMM Başkanı Mustafa Şentop ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katıldığı program ile sona erdi. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, “Hz. Mevlâna’nın gıdası İslam’dır. Bu nedenle onun sözleri kurtuluşu arayan muhtaç ruhların ilacı olmuştur” ifadelerini kullandı.

Bu yıl “Vefa Vakti” temasıyla gerçekleştirilen Hazreti Mevlana’nın 746. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri “Şeb-i Arus” programı ile tamamlandı.

Büyükşehir Belediyesi Mevlana Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, gönül aşıklarını Konya’da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yoğun ilgiliyle idrak edilen Hz. Pir’i anma merasimlerinin; sevgide bağlılığın, dostlukta sebatın ve sadakatin kıymetini bilenleri Konya’da buluşturduğunu ifade eden Başkan Altay, “Öyle inanıyorum ki, hepimiz bu gece burada bir vefa duygusuyla bir araya geldik. Bütün bir ömrünü yoluna can yoldaşı, sözüne can kulağı aramakla geçiren Hz. Pir’in manevi varlığına içten, vefalı bir selam verme hevesiyle toplandık” dedi.

HZ. MEVLÂNA’NIN GIDASI İSLAMDIR

Hz. Mevlana’nın eserlerinin erdemli insanın yoluna ışık tuttuğunu kaydeden Başkan Altay, “Onun sözleri hayatımızı biçimlendirecek bir ahlaki prensipler manzumesidir. Hz. Mevlâna’nın gıdası İslam’dır. Bu nedenle onun sözleri kurtuluşu arayan muhtaç ruhların ilacı olmuştur. O, İslam’ın irfan geleneğindeki sezgiyi, aklın karşısına koyarak bir denge sağlamış, bugün modern insanın en büyük açmazı olan varlık kaygısını manevi zevke dönüştürmüştür” diye konuştu.

ONUN DİLİNDE DE DEVLET, MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİKTEN DOĞAN GÜÇTÜR

Konya Valisi Cüneyit Orhan Toprak, “Hz. Mevlana, Anadolu'da bin yıldır devam eden milli hakimiyetimizin ruhi temelini, manevi genetiğini kuran arif zatların en büyüklerindendir. Onun, öncelikle insanı mesele edinen dini ve tasavvuf görüşleri, bu topraklarda bin yıldır devam eden, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ idrakinin öncüsüdür. Onun dilinde de devlet; milli birlik ve beraberlikten doğan güçtür. Hz. Mevlana ‘Biz birleştirmeye geldik, ayırmaya gelmedik’ sözüyle insanlar arasındaki bütün farklılıkları aşarak, bir arada yaşamanın yolunu çizmiş, birlik ve beraberliği teşvik etmiştir” cümlelerini kullandı.

MEVLANA'NIN YOLU İNSANA İSLAM İLE AYNA TUTUYOR

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Mevlana'nın yolunun insana İslam ile ayna tuttuğunu belirterek, şunları söyledi: “Şifaya ihtiyaç duyan vuslata eren değil, geride kalanlardır. İnsan olmanın özünü unutup, beden dediğimiz kalıbın heves ve hedefleri peşinde koşar olduk. Her şeye sahip olma çabasında kaybolup, hiç olabilmenin değerini unuttuk. Nihayetinde madde, manadan daha fazla kıymet görür oldu. Bugün hepimiz, geldiğimiz bu noktanın acı sonuçlarıyla yüzleşmekteyiz. Dünyaya dönüp her baktığımızda gönüller yanıyor, vicdanlar kanamaya başlıyor. Bunun üstesinden gelebilmek için unuttuğumuz hakikatleri hatırlamak ve hatırlatmak sorumluluğundayız. Bu yolda başvuracağımız en güçlü ve derin hafızalardan biri Hazreti Mevlana'nın hayatı ve eserleridir.”

MÜSLÜMAN KARDEŞİNİ KATLEDEN BİR GÜRUH BUGÜN DE VAR

TBMM Başkanı Mustafa Şentop ise, Mevlana'nın insanı ve insanlığı yeniden Hakk'a, iyiliğe, güzelliğe, merhamete, umuda ve aşka çağırdığını söyleyerek, “İyiyle kötünün, Hak'la batılın savaşı bugün de sürüyor. ‘Biz haçlıyız, biz Budistsiz, biz inançsızız, biz üstün ırkız, biz güçlüyüz, biz şuyuz buyuz’ seslerini hala duymaktayız. Açıktan savaş ve yıkım çağrıları yapan odaklar, güçler bugün de var. 'Biz Müslüman'ız' kisvesi altında Müslüman kardeşini katleden, Kur'an ve akıl fukarası bir güruh bugün de var. Kötülük dün olduğu gibi bugün de kıtalar arası ve örgütlü. Küresel çağdaş Moğollar bugün de değişik yıkımlara imza atmakla meşgul. İşgal, açlık, savaş, iç savaş ve başka trajediler, bugün de dünyamızın ne yazık ki 'alışılmış' görüntüleri arasında. Ama biz alışmadık, alışamadık bu görüntülere. Değişik görünümlere bürünerek, örgütlü küresel kötülük bizim üzerimize de gelse, başka mazlum bir topluluğun üzerine de gelse; gerek diplomasi masalarında, gerek sahada, gerekse başka platformlarda reddediyoruz, karşı koyuyoruz ve elimizden geldiği kadar mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı.

PROGRAM SEMA AYİN-İ ŞERİFİ İLE SONA ERDİ

Konuşmaların ardından araştırmacı Ömer Tuğrul İnançer, Mesnevi'den seçmeler sundu. Daha sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu eşliğinde sanatçı Ahmet Özhan tarafından Türk tasavvuf müziği konseri verildi. Program, Kültür ve Turizm Bakanlığı Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu üyelerinin sema ayin-i şerifi icrası ile sona erdi.